Küra Kolektif tarafından “Hikayenin En Güzel Yeri: Türkiye’de Soyut Resim” adlı sergi, Karaköy’deki The Muradiye’de ziyaretçilere sunuldu.
Sergi, 1950-1970 yılları arasında Türkiye’de ortaya çıkan soyut resim üretimini gözler önüne seriyor. 1950-1970 U+K Sanat Koleksiyonu’ndan derlenen özel bir seçki, ilk kez izleyiciyle buluşarak 29 sanatçının 74 eserini bir araya getiriyor.
Sergi ve koleksiyon hakkında AA muhabirine bilgi veren Küra Kolektif Direktörü Elif Özgen, İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya genelinde ve Türkiye’de yaşanan sanatsal değişimlere dikkat çekti.
Özgen, 1950-1970 dönemindeki akademik dönüşümler, yurt dışından dönen öğrenciler ve akademinin dışında sanat eğitimi alan sanatçılar arasındaki etkileşimin soyut resimde dinamik bir üretim ortamı yarattığını ifade etti.
Sergide, Ferruh Başağa, Nuri İyem, Füsun Onur ve Nil Yalter gibi sanatçıların uzun zamandır sergilenmeyen soyut eserleri ile birlikte bu alanda sürekli üretim gerçekleştiren diğer sanatçıların yapıtlarına da yer verildiğini belirten Özgen, soyut resim yolculuğunu sürdüren ve geçmiş dönemleri inceleyen tematik sergiler planladıklarını dile getirdi.
“Serginin ismini koyarken soyut resmin şiirselliğini göz önünde bulundurduk”
Bu dönemi serginin başlığı olan “Hikayenin En Güzel Yeri” şeklinde tanımlamalarının arkasındaki sebebi de açıklayan Özgen, daha önceki dönemlerde var olan suret yasağı ve perspektif gibi konuların soyut resim için geçerli olmadığını belirtti.
Elif Özgen, geçmişin tartışmalarından bağımsızlaşan sanatçıların bir nesne ya da süjenin temsili yerine içsel duygularını renkler, çizgiler ve geometrik şekillerle tuvale yansıttıklarını kaydederek şunları söyledi:
“Görünenin soyutlanması bazı eserlerde söz konusu olsa dahi sergideki yapıtların çoğu sanatçının içsel dünyasından gelen unsurları görünür hale getiriyor. Soyut resim izleyicinin ruhsal durumunu etkileyerek onları anlatının olmadığı aşkınlık alanına taşıyor. Bu da adeta gözlerle okunan sözsüz bir şiir gibi. Sergi ismini koyarken soyut resmin içinde barındırdığı bu şiirselliği göz önünde bulundurdum.”
U+K Sanat Koleksiyonu’nun tümüyle Türkiye’deki çağdaş ve soyut resmin anlatılmamış yönlerine odaklandığını belirten Özgen, koleksiyonun çağdaş resmin Türkiye’deki yolculuğundaki atlanmış değişim anlarını, sanatçıları ve eserleri keşfetme amacıyla hazırlandığını ifade etti.
Genç sanatçılar için yeni projeler ve yayınlar geliyor
Özgen, ilerleyen dönemde kolektif olarak koleksiyon sergileri yanı sıra günümüzde yaşayan sanatçıların eserlerini barındıran karma ve kişisel sergiler düzenlemeyi planladıklarını açıkladı.
Özellikle genç sanatçıların çalışmalarını izleyiciyle buluşturacaklarını vurgulayan Özgen, “Aralık ayının 15’inde tamamen farklı bir konseptte 15 günlük bir etkinlik hazırlıyoruz. Detayları kasım ayında paylaşacağız. Tasarım ve yayın alanında da aktifiz. İlk yayınımız ilk sergimizin kataloğu olacak fakat ardından başka yayınlar da gelecek.” ifadelerini kullandı.
“Hikayenin En Güzel Yeri: Türkiye’de Soyut Resim” sergisi, 12 Aralık’a kadar gezilebilecek.